Anasayfa      |      Tarihçe      |      Vizyon      |      Misyon      |      Teknik Servis      |      İletişim
 
     Cumartesi, 20 Ekim 2018
TEMSİLCİLİKLER
Convertech DAY
Eae EPPLE
Ferag Flint Group
Folex GMG Color
KBA Kodak
3M Perfecta
Praxair Recyl
D.W. Renzmann Rogers
Rotec Techkon
Q. I. Press Control  
AHMET UZUN: DERELİ GRAPHIC OLARAK HEDEFLERİMİZE ULAŞTIK

Yazdır E-posta
DERELİ GRAPHIC GENEL MÜDÜRÜ AHMET UZUN: DERELİ GRAPHIC OLARAK HEDEFLERİMİZE ULAŞTIK  

Düsseldorfta fuarın beşinci günü Kodak standında Dereli Graphic Genel Müdürü Ahmet Uzun ve Kodak sistemlerinden sorumlu Fehim Yurdal ile görüştük. Kodak ekseninde, dijitaldeki değişiklikleri, yenilikleri ve geleceğe ilişkin öngörüleri konuştuk.

Genel olarak fuarda dijitalin ağırlığı artmış durumda. Stantlarda da bu durum açıkca görülüyor. Kodak standına gelen ziyaretçilerle ağırlııklı olarak ne konuşuyorsunuz, CTp’yi ne kadar konuşuyorsunuz?

Ahmet Uzun - Genel anlamda baskı sektörü biraz dijitalleşiyor. Kodak da tabii bu trendi takip ediyor. Ancak CtP’ler satış anlamında en yoğun ilgiyi gören ürünler. Her gelen müşterimizle dijitali de konuşuyoruz. Ama bu konuşmalardan, inkjet dijitallerle ilgili olanlar gelecek projeler üzerine. Yani önümüzdeki 3-4 yılın için, hatta 2012 drupa’sını hedefleyerek konuşuyoruz. Şu anda burada gerek Kodak standında gerekse diğer standlarda bulunan bir çok inkjet dijital baskı makinesi prototip. Kodak standındaki yeni dijital baskı makinesi de prototip ve seri üretim için 2010 hedefleniyor. Bunun sıcak hale gelmesi zannediyorum önümüzdeki drupa’yı bulacaktır. Avrupa’daki kurumlar belki 2010 gibi başlayabilir ama Türkiye’ye bu teknolojiler 2012’den itibaren gelir. Bilindiği gibi elektrofografi temelli Nexpress dijital baskı makineleri sınıfının en yüksek baskı kalitesine sahip ve satışları sürmekte.

NexPress konusunda yeni bir satış bağlantısı var mı?

Ahmet Uzun - Talepler var. İstanbul içinden, İstanbul dışından yoğun bir ilgi var. Artık matbaacılar dijital baskı makinelerinden kaçamayacaklarını yavaş yavaş anladılar. Bugüne kadar biraz uzak bakıyorlardı. Sonuçta copy centerlar matbaacı olmaya başladı. Matbaalar bu alanda pazarı kaybetmeye başladılar. Bunu gören matbaacılar artık bu kayıpları bir tehdit olarak algılamaya başladılar. Dolayısı ile artık matbaalar NexPress ya da muadili makinelere yatırım yapmaya daha ciddi bakıyorlar. Fuarda bu konu ile ilgili biz birkaç matbaayla ciddi görüşmeler yapıyoruz.

Fehim Yurdal - Kodak dijitalde iki farklı kulvarda çalışıyor. Biri inkjet dijital baskı diğeri de elektrofotografik dijital baskı olarak. Zaten inkjet Ahmet Bey’in de belirttiği gibi biraz ileri bir projedir ama elektrofotografi dediğimiz NexPress serisi olsun, siyah/beyaz Digimaster olsun bunlar yıllardır satılan ürünler. Biz de satıyoruz ve gelişmeler çok güzel. Fuarda NexPress’in S3000 modelini tanıtıyorlar. S3000’nin yanına bobin beslemeyi koydular. Bobinden çalışmak mümkün. Makinenin hızını 2009 başında saate 3600 A4’e çıkaracaklar. Bu da bir gelişme. Boyalarda da geliştirmeler yapıyorlar. Burada en önemli nokta sarf malzemelerinin, özellikle de tonerin maliyeti. Kodak bu konuda bir indirime gitti. Kodak makinelerinde geçiş ücreti uygulaması yok. Biz malzemelerin fiyatlarını ve parçaların ömürlerini veriyoruz. Kullanıcı da gelen işe göre bir fiyatlandırma yapabiliyor. Bu sistemin avantajlarını daha önce de konuşmuştuk. Yani operatör makinesine iyi bakarsa parçaların ömürlerini uzatır ve birim maliyetin aşağıya düşmesini sağlar. Ama yine de toner en büyük maliyetlerden biri. Şimdi Kodak bu maliyeti biraz aşağıya çekti.. Artık diğer firmalarla rekabet edebilir noktayız.

Dram vs gibi periyodik değişmesi gereken malzemelerde de bir fiyat indirimi oldu mu?

Fehim Yurdal - Onlarda bir değişiklik yok. Zaten fiyatları öyle yüksek değil. Bir dram (biz ona imaj silindiri diyoruz) mesela 400 bin baskıda değiştiriliyor. Bu tip parça fiyatları üretim maliyetlerini çok etkilemiyor. Önemli olan burada toner maliyetleri. Tonerde de biraz indirime gidince fiyatlar çok cazip hale geldi. Tabi bir de şunu söylemek lazım Ahmet Bey’in dediği gibi 100 müşteriden 95’i ile CtP konuşuyoruz hala. Yani bizim için önemli olan hala CtP. Çünkü Kodak’ın da belirttiği gibi, dijital 2010 yılında ofsetten %1 pay alacak. Ondan dolayı ağırlık bizde yine CtP olmaya devam edecek. Kalıp olarak da yeni kalıplar çıktı. Daha uzun tirajlı. Yani Kodak’ın ana işi CtP olmaya devam edecek, dijitalin önemi ise sürekli artacak..

Türkiye’de son zamanlarda konvansiyonel kalıplara pozlama yapan CtP makinelerinin satışlarında bir yükseliş var. Maliyetlerin aşağıya çekilmesi bu yönde bir hareketlenmeye neden oluyor. Termal ve Violet kalıp fiyatlarında indirim doğrultusunda bir gelişme beklenebilir mi?

Fehim Yurdal - Kodak’ın konvansiyonel teknolojiye yatırım yapması söz konusu değil. Kodak bu kararı veriyorsa, bu alandaki diğer 2 büyük şirket de bu doğrultuda hareket edecek denilebilir. Yani bu kararlar biraz daha stratejik kararlar. Kullanıcı düzeyinde maliyeti çok düşürmek isteyenler olacaktır. Ancak kaliteyi önemsemeyen firmalar bu tip yatırımları yapacaktır. Kodak bu durumu çok fazla ciddiye almıyor ve bütün konvansiyonel kalıp üretimini bırakıyor, bu hatları kapatıyor. Bulgaristan’da bir üretim hattı vardı, onu da CtP’ye çeviriyorlar. Yani Kodak’ın Avrupa’da CtP dışında üretim yapan kalıp fabrikası kalmıyor. İyi kaliteli kalıp iyi sonuç verir. Konvansiyonel sistem de olsa kalıbın yine iyi kalitede olması lazım. O konuda tabi bir soru işareti var, konvansiyonel kalıba pozlayan CtP’lere yatırım yapanlar sürekli kaliteli kalıbı bulabilecek mi?

2008 drupası’nı eski drupa’ları da göz önüne alırsanız nereye koyabilirsiniz, sizce farklılığı nedir?

Fehim Yurdal - Daha önceki drupa’larda daha çok film, ofset ve CtP üzerine yoğunlaşıyorduk. Fakat şimdi Kodak’a baktığımız zaman Kodak dünyada 4 dalda makine üretimi yapan tek firma. Ofset CtP’leri, Flekso CtP’leri, inkjet dijital baskı ve elektrofotografik dijital baskı. Bu alanların hepsinde birden çalışan başka bir firma yok. Dünya’nın diğer bütün büyük firmalarına baktığınız zaman bu saydığım alanların bir veya iki dalında yoklar. Yani Kodak burada büyük bir avantaj yakalamış durumda. Çünkü bu sistemler yazılımlarla birbirine entegre edilebiliyor. Yani bir müşterinin ofset ve fleksosu varsa bütün sistemlerini bir yazılımla entegre edebiliriz. Keza dijitalde de ve ofsette olan Cip4 bağlantılarıyla da entegre olabilir bizim sistemlerimiz. Yani Kodak’ın şu anda entegre olamayacağı bir çözüm yok. Bu büyük bir avantaj. 2008 drupa’sı çerçevesinde Kodak için şunu söyleyebiliriz: Kodak daha önceki drupa’lara böyle geniş bir yelpazede ürünle katılmamıştı. Bu süre içerisinde Creo’yu aldı. NexPress’i bünyesine kattı. Versamark’ı aldı ve bütün bunları Kodak adı altında birleştirdi. Bundan dolayı ben bu fuarı çok başarılı buluyorum, gerek stant tasarımları, gerek şovlar, gerek organizasyon açısından.

Ahmet Uzun - Bu fuar geçen drupa’lar kadar yoğun değil. Her ne kadar haftasonu biraz yoğunluk olduysa da genel anlamda ilgiyi biraz daha az görüyorum. Biz Kodak’da hakikaten çok yoğunuz, KBA’dakiler de yoğun. Ama fuarın geneli anlamda bir ilgi azlığı var. Tabi sonuçlar açıklanınca daha net göreceğiz. 400 bin-450 bin arası ziyaretçi beklentisi olduğu belirtiliyor. Ama o rakamlara ulaşılabilecek bir fuar mı, açıkçası emin değilim ben.

Dereli Graphic olarak bütün temsilciliklerinizi de göz önüne alırsanız fuar için neler söylersiniz?

Ahmet Uzun - Biz Dereli Graphic olarak biliyorsunuz aslında takımı tamamladık. Yani ürün ağımızda pek bir eksiğimiz yok. Sadece baskı sonrasına yönelik bir eksiğimiz var. O alanda da iyi markalarında hepsinin bir mümessili var. Dolayısıyla bizim bu markalarla herhangi bir temasımız olamaz. Onun dışında da Çin ve uzak doğu malları var. Bizim açıkçası KBA’nın arkasına böyle bir makineyi kombine etmek hiç işimize gelmez. Dolayısıyla şu anda mevcut mümessilliklerimize yoğunlaştık. Zaten yeterince de yoğunuz. Pek yeni bir arayışımız yok. Ama tabi aklımızın bir köşesinde bir baskı sonrası var. Fuardan kendi açımızdan memnunuz. İlk gün biraz zayıftı ama 3 gündür başımızı kaşıyacak vaktimiz yok. Zaten üç aşağı beş yukarı tahmin ediyorduk. Buraya gelmeden önce de müşterilerimizle konuştuk. Kimler gelecek, kimler hangi ürünlerle ilgileniyor. O beklentilerimiz çerçevesinde beklediğimiz bütün müşteriler gelmeye başladılar ve gelmeye de devam ediyorlar. Bu açıdan memnunuz. Satışa dönüşen görüşmelerimiz de var. Hedeflere ulaştık. Fuar sonunda hedefimizin de üzerine çıkacağız gibi görünüyor.

Matbaa Haber Dergisi / Temmuz 2008

 
< Önceki   Sonraki >
( v.3.5.75 ) Copyright © 2018 Dereli Graphic A.Ş. All Rights Reserved. | Bu siteyi kullanmanız; kullanım şartlarını kabul ettiğiniz anlamına gelir.