Anasayfa      |      Tarihçe      |      Vizyon      |      Misyon      |      Teknik Servis      |      İletişim
 
     Çarşamba, 23 Mayıs 2018
TEMSİLCİLİKLER
Convertech DAY
Eae EPPLE
Ferag Flint Group
Folex GMG Color
KBA Kodak
3M Perfecta
Praxair Recyl
D.W. Renzmann Rogers
Rotec Techkon
Q. I. Press Control  
SEKTÖREL GELİŞME

Yazdır E-posta

“SEKTÖREL GELİŞME

YETİŞMİŞ ELEMANLA SAĞLANIR”

Image
Ahmet Dereli

1986 yılında kurulan ve faaliyetlerini başarıyla sürdüren Dereli Graphic, yirmiye yakın firmanın Türkiye temsilciliğini yürütüyor. Sektörel başarıda eğitimin rolünü Almanya’da mühendislik eğitimi alan Dereli Graphic Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Dereli ile Teknik Müdürü Recep Yaman’a sorduk.

Almanya’da gördüğünüz eğitim hakkında bilgi alabilir miyiz?

Ahmet Dereli: 1965-1970 yılları arasında matbaacılık üzerine Almanya’da eğitim gördük. Yurt dışına devlet bursu ile gittiğimizden eğitim için dünyanın herhangi bir ülkesini seçebilirdik. Fakat tercihimizi o dönemlerde de dünya matbaacılığında önemli bir yere sahip olan Almanya’dan yana kullandık. Türkiye’den çok sayıda işçinin çalışmak için geliyor olması ve iki devlet arasındaki güçlü ticari ilişkilerde Almanya’da eğitim görmek istememizde etkili oldu. Zorunlu olan 2 yıllık okul öncesi eğitimin bir yılını Türkiye’de yaptığım çalışmaları belgeleyerek geçme hakkı elde ettikten sonra kalan bir yılı da Hamburg’daki bir matbaada tifdruk eğitimi alarak tamamladım. Okul öncesini geçtikten sonra Almanya’daki gerçek eğitimim başladı. Eğitimi tamamlayacak mühendislerin matbaacılıkla ilgili her konuda bilgi sahibi olması isteniyordu. Belli konularda branşlaşma yoktu. II. Dünya Savaşı’ndan yeni çıktıkları için akademisyen düzeyinde yetişmiş insan sayısı yeterli değildi. Bu sorunu aşmak için piyasanın iyi yetişmiş matbaacılıkla ilgili değişik branşlardaki ustalarını 6 aylık bir pedegojik eğitimden geçirdikten sonra yüksek okulda meslek öğretim elemanı olarak görevlendiriyorlardı. Bu nedenle piyasanın saygı duyduğu insanlar hocalığımızı yaptı. Tabii daha sonra yetişen yeni nesil bu insanların yerini aldı.

“Matbaa Mühendisliği Dalı Dünya Genelinde Tanındı”

Recep Yaman: Almanya’da eğitim gördüğümüz Stuttgart Devlet Matbaa Mühendislik okulu bugün statü değiştirdi. Okulun salt teknik yapısı farklı uygulamaları da içine alarak genişletildi. Matbaa mühendisliği dalı zaman içinde dünya genelinde tanındı. Eğitim yapısı olarak, herhangi bir firmanın geliştirdiği teknolojik yenilik okulun teknolojik merkezinde ele alınıyordu. Daha sonra da düzenlenen toplantılarla gerek sektöre gerekse de kamuoyuna açıklanıyordu. Okul firmalarla birlikte sektöre öncülük ediyordu. Tüm test ve denemeler öğrencilerin de bilgisi dahilinde yapılıyordu. Okullarda eğitim alan öğrenciler sektör tarafından seçiliyor ve okul sonrası çalışma ortamları hazırlanıyordu. Halen Almanya’da okul sanayi işbirliği çok üst düzeyde. Önemli Ar-Ge çalışmaları birlikte sürdürülüyor. Bu yapı hem sanayinin hem de eğitim seviyesinin yükselmesini sağlıyor. Bu doğru sistemi Türkiye’de de uygulayabilsek ne kadar iyi olurdu.

Image

Dereli Graphic bünyesinde Almanya’da eğitim almış üç ‘matbaa mühendisi’ çalışıyor. Matbaa mühendisliği eğitimi alan profesyonellerle çalışmak firmanıza neler katıyor?

Ahmet Dereli: Dereli Graphic dünyanın çeşitli bölgelerinden matbaa sektörüne katkı sağlayabilecek ürünleri bularak, Türkiye pazarındaki müşterilerine sunan bir ticaret firmasıdır. Firmaların uzun ömürlü olması için satışta istikrar ve süreklilik çok önemlidir. İstikrarı da ancak şirketimizi sağlam temellere oturtabilirsek sağlayabiliriz. Müşterimizin herhangi bir ürünü sıradan yöntemlerle değil, ekibimizin teknik uzmanlığında test ederek almasından yanayım. Yani ekibimiz gerektiğinde ürünü test ederek, doğru malı müşteriye sunan, o müşteriye yol gösteren bir yapı içinde olmalı. Bu nedenle eğitimli personele ihtiyacımız var. Çalışanlarımızın gelişime açık olarak kendisini yenileyebilmesi gerekiyor.

“Müşteriyle İletişim Kurmak Kolaylaştı”

Günümüzde internet son derece önemli bir iletişim aracı oldu. Bu yüzden Türkiye’nin herhangi bir yerindeki müşterilerimizle iletişim kurmak çok kolaylaştı. Fakat bu müşterilerin ilgisini çekmek için yine web sayfalarınızda ihtiyaç duyacakları doğru bilgilere yer vermelisiniz. Müşterinizin ihtiyaç duyduğu bu bilgileri de yine size meslek eğitimi almış uzman personeliniz sağlayabilir. Sektörümüz kendi içindeki gelişmeyi ancak yetişmiş elemanlarla sağlayabilir. Aslında biz bir ticaret firmasıyız. Burada asıl görev üretici firmalarla üniversitelere düşüyor. Görevlerini hakkıyla yerine getirmeleri oranında matbaaların eğitim düzeyi yükselecektir.

Recep Yaman: İşin eğitimini almış kişilere masa başında değil, iş sahasında ihtiyacımız var. Sektörümüzde teoriyle uygulamayı içine sindirebilmiş kişilere şu an da ihtiyaç duyuluyor gelecekte de duyulacak. Önemli olan bu kadroları doğru olarak yetiştirmek.

Sektördeki eğitim seviyesinin yükseltilmesine yönelik önerileriniz var mı?

Ahmet Dereli: Türkiye’deki bürokratik engeller netice almayı zorlaştırıyor. Almanya’da eğitim gördüğümüz yıllarda benzer bir eğitimin Türkiye’de verilip verilmeyeceğini düşünmeye başladık. Özellikle Almanya’da sektör ve okullar birlikte çalışıyor. Meslek okul öğrencileri daha o dönemde haftanın 4 günü uygulama eğitimi almak için matbaalara gidiyorlardı. Haftanın bir günü de teorik eğitimi okullarında alıyorlardı. Bu sistemi çok benimsedik ve Türkiye’ye çok uygun olduğunu düşündük. Türkiye’de bu işin ağır sanayisi olmadığından makineleri yenileyemiyoruz. Gerekli eğitimin alınması için öğrencilerin haftanın bir günü teknik eğitim aldıktan sonra matbaalarda çalışmaya gitmeleri gerekiyor. Tabii öğrencilerin gideceği bu matbaalardaki ustalara da kısa süreli pedagojik formasyon eğitimi verilmeli. Sektöre sağlayacağı avantajlarla bu tip uygulamaların başlaması devletin elinde. Eğer devlet ön ayak olur ve firmaları teşvik ederse bu tip uygulamalar hayata geçer. Bu konuda Milli Eğitim ve Sanayi Bakanlıkları ortak projeler yürütmelidir.

Temsilciliğini yürüttüğünüz Alman firmaları ile ilişkileriniz nasıl? Bu firmalarla çalışmayı özellikle mi tercih ettiniz?

Ahmet Dereli: Sektörde çalışmaya 1986 yılında kurduğum temsilcilik firmasıyla başladım. O yıl düzenlenen drupa Fuarı’na gittim ve Türkiye’de temsilciliği bulunmayan firmalarla görüştüm. Asıl uzmanlık alanım reprodüksiyon olduğundan bu konuda faaliyet gösteren filmcilerle çalışabileceğimi düşünüyordum. Araştırmalarım sonucunda iki tane İspanyol film ve hassas kağıt üreticisiyle çalışmaya başladım. Tercih etme nedenim sadece bu işi yapıyor olmalarıydı. Yoksa ne Alman firmalarıydılar ne de sektörlerinde en iyiydiler. İspanyol firmaları dışında bir Fransız bir de İsveç firmasıyla çalıştık. Film üreticilerinin dünya genelinde talep yetersizliği nedeniyle kapanmalarından dolayı farklı kulvarlarda da temsilcilikler yapmaya başladık. Fakat o dönem temsilcisinden memnun olmayan ya da temsilcisi bulunmayan firmalarla çalışıyorduk. Firma olarak temsilcisi olan hiçbir şirkete giderek satışlarına talip olduğumuzu söylemedik.

“Satış Başarılarımız Önemli Şirketlerin İlgisini Çekti”

Çok önemli görülmeyen şirketlerle yaptığımız çalışmalardaki başarılarımız Avrupa’nın önemli şirketlerinin dikkatini çekti. Zaman içinde sektörün devlerinden sayılabilecek Alman firmalarıyla da bu şekilde çalışmaya başladık. Temsilcilik işleri belirli bir yapı içinde yürütülür. Yılın başında üretici firma satışı üstlenen firmaların katıldığı bir planlama toplantısı yapar. Gerçekleşen satış rakamları, önümüzdeki döneme ait hedefler masaya yatırılır. Üretici, satışını gerçekleştiren firmalardan çeşitli taleplerde bulunur. Eğer çalışmalar beklentilerden daha iyi geçmişse teşekkür plaketlari verilerek satıcıların sırtları sıvazlanır. Toplantılarda gelecek stratejileri kararlaştırılarak satıcı firmalar için yıllık bazı hedefler konur. Eğer yılsonunda bu hedefler tutmuşsa ilişkileriniz memnuniyet içinde sürer. Tutmamışsa bu defa plaket yerine “akıl” verilir. Başarılı temsilcilerin başarı sırları duyurulur. Dereli Graphic olarak çok başarılı götürdüğümüz ortaklıklarımız yanında iyi sonuçlar alamadığımız için yollarımızın ayrıldığı ilişkilerimiz de var. Yirmiye yakın temsilciliğimiz bulunuyor. Yeni temsilcilik arayışımız yok. Çünkü programımızda herhangi bir eksiklik olmadığını düşünüyoruz. Belki mücellit makineleri konusunda iyi bir üretici bizi keşfederse çalışabiliriz. Şu an temsilciliklerimizin hakkını vermeye çalışıyoruz. Fakat her temsilcilikte istenilen başarıyı yakalamak pek o kadar kolay değil.

“Alman Firmaları Sektörün Ufkunu Açtı”

Alman malı Dünya çapında 3 tane önemli tabaka ofset baskı makinesi üreticisi var. Bu üreticiler; Heidelberg, Roland ve KBA firmalarıdır. İsmi sayılan firmalar Almanya kökenlidir. Almanya, matbaacılık konusunda önemli mucitler yetiştirmiş, teknolojide ileri seviyelere ulaşmış, geliştirdiği yeni ürünlerle sektörün ufkunu açmış bir ülkedir. Dereli Graphic olarak Alman firmalarıyla çalışmayı marka kaliteleri nedeniyle tercih ediyoruz. Son olarak temsilciliğini aldığımız ürün Epple mürekkepleridir. Epple, Almanya’da tabaka ofsette özellikli mürekkepler konusunda çok tercih edilen bir markadır. Fakat bu mürekkepler Türkiye pazarında pek tanınmıyordu. KBA ile yakın ilişkileri bizim tarafımızdan tanınmasında ve iki firma arasında işbirliğinin başlamasında etkili oldu. Firmanın tesislerini de inceledikten sonra markanın gücünden etkilendik ve olumlu izlenimlerle geri döndük. Bu noktadan sonra Epple’nin temsilciliğini yapmaya karar verdik. İlk olarak tek tip tabaka ofset baskı mürekkebi satışıyla faaliyetlerimize başladık. Hedeflediğimiz matbaalarla çalışmalarımız neticesinde çok iyi sonuçlar aldık. Epple’nin özel üretim mürekkepleri de bulunuyor. Hatta Almanya’da yüzde 42 oranında pazar payına sahip oldukları söyleniyor. Şu ana kadar kurduğumuz ilişkiden memnunuz ve uzun süreli olmasını arzu ediyoruz.

Image

Recep Yaman: Epple, Dereli Graphic’in Türkiye pazarındaki daha önceki firmalarla ulaştığımız satış rakamlarından etkilendiği için firmamızla çalışmak istedi. Epple ile yaptığımız işbirliğini Kayseri ve İstanbul’da düzenlenen fuarlarda kamuoyuna duyurduk. Kısa sürede önemli başarılar elde ettiğimizi düşünüyorum. Epple’nin her kağıda ve makineye uygun olarak ürettiği üniversal tip mürekkeplerini Türkiye pazarına sunuyoruz. Özellikle ‘magnum’ serisini Türkiye’nin önemli matbaalarına sevdirdik. Yakın dönemde ürünlerimizin İstanbul dışı satışlarını da gerçekleştireceğiz.

Türk basım sektöründe sizce Almanya’nın payı ve önemi nedir?

Ahmet Dereli: Almanya dışındaki ülkelerin etkisi olup olmadığını araştırsak belki daha kolay sonuca varabiliriz. Dünya genelinde Alman firmaları dışında sayabileceğimiz matbaa makinesi üretici sayısı çok sınırlıdır. Bir alanda ilerlemenin ana koşulu makine üretimidir. Dünya pazarındaki baskı sitemlerinin yüzde 50’sini ofset, yüzde 35’ini tifduruk ve flekso, yüzde 15’ini de dijital baskı oluşturuyor. Bu, pazarın yüzde 50’si hala Almanların hakimiyetinde demektir. Dijital baskı uygulamaları gelişiyor. Dünyadaki önemli firmalar dijital baskıya yönelik yatırımlar yapıyor. ABD ve Uzakdoğu’dan firmaların dijitale yönelik teknolojik araştırmaları var. Özellikle Uzakdoğu’daki teknolojik gelişmeler tüm sektörleri ve pazarları etkiliyor. Matbaacılık sektöründe de sektörün ilgisini çeken ürünler geliştiriyorlar. Fakat coğrafi uzaklık Türkiye pazarına yönelik en önemli dezavantajlarının başında geliyor. Sektörde buluşu kim gerçekleştiriyorsa öncülüğü de o üstleniyor. Yakın bir gelecekte global ekonomideki gelişmeler nedeniyle ürünlerde ülke ayrımı yapılmayacağını düşünüyorum. Bilinirlik ve güvenilirlik marka bazında gerçekleşecek.

matbaa teknik dergisi ocak 2009

 
< Önceki   Sonraki >
( v.3.5.75 ) Copyright © 2018 Dereli Graphic A.Ş. All Rights Reserved. | Bu siteyi kullanmanız; kullanım şartlarını kabul ettiğiniz anlamına gelir.